Herkese yeniden merhaba! Havalimanı Kuruluş Yerleri hakkında konuşacağız. Hadi Havalimanı Kuruluş Yerleri yazımıza geçelim!
Dünya’da havacılık asırlarca insanlar arasında bir merak konusu olmuştur fakat havacılığın tarihi 118 yıl öncesine dayanır. 1903 yılında motorlu bir uçak ile havacılık tarihi başlamıştır. Bu tarihten itibaren uçağın yapılmasıyla, pist bir gereksinim haline gelmiştir ve o günden bugüne kadar Dünya’da askeri ve sivil olmak üzere birçok havalimanı inşa edilmiştir.
Havalimanı yatırımları ülke ekonomileri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle havalimanlarının trafik operasyonlarının sürdürülebilirliğine imkan sağlayacak uygunluktaki alanlarda konumlandırılması gerekmektedir. Havalimanlarının atıl kalmaması ve operasyonel devamlılığın sağlanması açısından konumsal özelliklerin uygunluğunun değerlendirilmesi fizibilite çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Havacılığın ilk günlerinde, havaalanı yerleri uygun değildi. Pilotlar, alan düz ve yakında bulunduğu sürece, bir plajda veya bir çiftçinin sahasından uçağı havalandırıyor ve karaya indiriyorlardı. Ama havacılık Dünya Savaşları sırasında geliştikçe, öngörülebilir kaynaklara sahip (mevcut yakıt gibi) ve güvenilir altyapısı (güçlü, dayanıklı pist yüzeyleri gibi) olan havaalanlarının bir gereklilik olduğu ortaya çıktı. Havalimanlarının hem sit (kuruluş yeri) hem de sitürasyon (kurulduğu çevre) bakımından, bulundukları yerlerin bazı özelliklere sahip olması beklenir. Bilindiği üzere bir havaalanının kurulabilmesi için sadece düz alanın varlığı yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda civar topografik şartlar ile yerel hava koşullarının da uçak iniş kalkışları için uygun nitelikte olması gerekir. Çevredeki dağlık alanlar, öncelikle hava hareketlerini etkileyeceğinden, uçakların iniş ve kalkış durumlarında istenmeyen bir yeryüzü özelliğidir.
Günümüzde hava ulaşımındaki gelişmelere rağmen doğal çevre faktörlerinin bu ulaşım sektörü üzerindeki etkileri halen küçümsenmeyecek boyuttadır.
Güvenli ve ekonomik bir hava taşımacılığı teknolojik gelişmelerle birlikte doğal faktörlerin de uygunluğu ile mümkündür. Özellikle topoğrafya ve atmosfer koşullarının hava ulaşımı üzerindeki etkisi fazladır. Bu koşulların uçuş esnasındaki uçağa etkileri ile iniş ve kalkıştaki etkileri oldukça farklıdır. Uçuş esnasında binlerce metre irtifada olan uçaklar topoğrafya ve atmosfer koşullarından etkilenmezler. Buna karşılık iniş ve kalkışlarda alçak irtifada uçmak zorunda kaldıklarından söz konusu faktörlerden oldukça fazla etkilenirler. Bu nedenle havaalanlarının kuruluş yeri seçiminde fiziki ve beşeri çevre faktörleri önemli rol oynar. Kuruluş yeri seçimi, işletmenin kurulması ve projelerinin hazırlanması sırasında önemli bir karar niteliği taşımaktadır. Karar vermeden önce detaylı incelemeler yapılması gerekir. Zira bu karar işletmenin gelecekteki faaliyetlerinde maliyetini, karlılığını ve çalışmasını şekillendiren bir etkendir.
Bir havaalanı yeri seçiminde; rüzgâr özellikleri, mevcut karayolu ağı ile olan etkileşim, havalimanının çevresindeki topografyadan kaynaklanan engeller önemli kriterler olarak sıralanabilir. Bu nedenle, bu kriterler göz önünde bulundurularak inşasına başlanacak havaalanı için uygun yerin seçilmesi önemli bir karar verme aşamasıdır. Havalimanları yer seçiminde coğrafi bilgi sistemler(cbs) önem arz etmektedir. Yer seçiminde yaygın olarak kullanılan en temel yöntemlerin başında çok ölçütlü nicel karar verme yöntemleri gelmektedir. Çok ölçütlü karar verme (ÇÖKV) yöntemleri ile birden fazla amacın en iyisinin bulunması hedeflenmektedir. Bilimsel çalışmalarda en sık kullanılan ÇÖKV yöntemlerinden biri de 1970’lerde Prof. Thomas L. Saaty tarafından geliştirilen Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP)’dir(Ertunç E. ve Çay T.,2019). Havalimanlarının kurulması ile çeşitli sorunlar da ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar havalimanlarının şehir merkezlerinden daha uzak bir yerinde inşa edilmesine sebep olmuştur.
Teknolojideki yenilikler ve gelişmeler ile havalimanı ve uçak sayılarında artış olmasının yansıra nüfus artışları da yerleşmelerin havalimanları çevrelerine doğru kaymasına neden olmaktadır.
Böylelikle bu gürültü kaynağının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki önemi de oldukça artmıştır. Farklı uçak tipleri ve havalimanlarının şehir içerisindeki konumu beraberinde değişik oranlarda gürültü oluşumlarını getirmektedir. Gürültü haritalama, belirli bir bölgede yaşayan nüfusun gürültüden kaynaklanan rahatsızlığının belirlenmesi ve nüfusun gürültüye maruz kaldığı çevresel gürültünün değerlendirilmesidir. Bunun için çeşitli gürültü kaynaklarının (trafik, uçak, raylı sistem, sanayi vb.) ürettiği gürültüyü gösteren gürültü haritaları hazırlanır. Hazırlanan gürültü haritaları ile bölgenin yıllık gürültü değerleri, nüfusun ne kadarının kaç dBA’lık gürültüye maruz kaldığı gibi veriler elde edilir. Böylelikle bölgede gürültü kontrolü yapılabilir, stratejik planlamada yol göstericidir ve yıllar içerisinde bölgedeki gürültü değişim oranının takip edilmesini sağlar.
Gürültü haritalama, gürültünün halk sağlığı üzerindeki etkilerini tahmin etmek için anketlerden ve ölçümlerden daha faydalıdır. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) Havacılık Çevre Koruma Komitesi, havalimanları civarında gürültünün azaltılması için prosedürler önererek, gürültü azaltma önlemlerinin tek bir çözümü değil, farklı çözümlerin kombinasyonunu hedeflemesi gerektiğini belirtiyor. Uçuş trafiği gürültüsü, çevresel gürültü kirliliğine katkıda bulunan en önemli kaynaklardan biridir. Havaalanı, çevre üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilecek, hava kaynaklı kirleticilerin son derece karmaşık bir emisyon kaynağıdır. Gerçekten de, havalimanı faaliyetleri sırasında yayılan bazı hava kaynaklı kimyasallar hava kalitesini önemli ölçüde kötüleştirebilir ve hem havalimanı çalışanlarının hem de havalimanlarının yakınında yaşayan genel nüfusun maruziyet düzeyini artırabilir. Havaalanlarında meydana gelen hava kirliliği yerel kirlilik kaynakları arasında yer almaktadır.
Havaalanlarında hava kirliliğine neden olan kaynaklar: uçak yakıt ikmal sistemleri, uçak motorunun egzozu, inşaat çalışmaları, ısıtma ve soğutma sistemleri, yer hizmeti araçları, yolcuların, ziyaretçilerin ve çalışanların kullandığı araçlardan oluşmaktadır.
Bu kirlilik havalimanının çevresini etkilediği kadar havalimanında çalışanları da oldukça etkiler. Yerel kirlilik ve bunun büyük havaalanlarının çevresinde yaşayan insanlar üzerindeki olumsuz sağlık etkileri konusunda endişeler artıyor. Ancak, en yüksek risk muhtemelen yakınlıktan dolayı mesleki maruziyettir. Jet egzozu, bir havaalanındaki ana endişelerden biridir ve özellikle solunum yolu üzerinde sağlık üzerinde etkisi olabilir.
Mevcut çalışmalar, bu tür bir ilişkiyi kanıtlamak için ne yeterince çoktur ne de yeterince güçlüdür. Yine de, giderek daha fazla insan havalimanlarında çalışmaktadır ve mesleki olarak jet egzozuna maruz kalmak bir gerçektir. Ancak bu çevresel zararları aza indirmek için sürekli çalışmalar yapılmaktadır. Yeşil havaalanı projesi çevresel etkileri azaltmak adına önemli bir faaliyettir. Havaalanlarında; çevre politikası oluşturulması, çevresel risk analizi yapılması, katı atık yönetim planı oluşturulması, her türlü atıkların kaynağında toplanarak bertaraf edilmesi veya geri kazanılması, gürültü haritalarının hazırlanması, ısınmadan kaynaklanan emisyonların ölçülerek emisyon izni alınması istenmektedir.
Havalimanı Kuruluş Yerleri yazımın sonuna geldik. Havalimanı Kuruluş Yerleri hakkındaki görüşlerinizi bekliyorum. Görüşmek üzere.
KAYNAK
- 1- AKÇA M. 2017, Havalimanı Yeri Uygunluğunun Değerlendirilmesi: Nitelden Nicele Bir Çalışma, Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Cilt:3, Sayı:3,s.s 327-328
- 2- AKTÜRK N.,TOPRAK R., ASİLOĞULLARI E. 2003, hızlı raylı ulaşım sistem kaynaklı çevresel gürültü, Gazi Üniv. Müh. Mim. Fak. Der, Cilt 18, No 3, 15-25
- 3- AYTEKİN A., KAYGIN B. 2005, Bilgisayar Destekli İşletme Kuruluş Yeri Seçimi, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 2
- 4- ERTUNÇ E.,ÇAY T. 2020, havaalanı yer seçiminde coğrafi bilgi sistemleri (cbs) ve analitik hiyerarşi süreci (ahp) kullanımı, Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt 8, Sayı 2,ss 200 – 210
- 5- KADIOĞLU Y. 2007, Trabzon Havalimanı’na Coğrafi Bir Yaklaşım, Marmara Coğrafya Dergisi, Cilt 0, Sayı 15,ss 171-188
- 6- KEARNS S. 2019, Uluslararası Havacılığın Temelleri, Nobel yayıncılık,s.148
- 7- KESKİN O. 2014, Havalimanı Gürültü Haritalarının Hazırlanması: İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Örneği,İTÜ Fen Bilimleri Ensititüsü,
- 8- KORUL V.,(2003), Havaalanı Çevre Yönetim Sistemi, Sosyal Bilimler Dergisi
- 9- LAVİCOLİ I., FONTANA L., ANCONA C. ve FORASTİERE F.,2014, Airport related air pollution and health effects, 38(3-4):237-43.
- 10- NETJASOV F.,2012, Contemporary measures for noise reduction in airport surroundings, ss 1076-1085
- 11- OZKURT N. ve HAMAMCİ S. ve SARİ D.,(2015), Estimation of airport noise impacts on public health. A case study of Izmir Adnan Menderes Airport,ss 152-159
- 12- ÖZÜR N.,(2018), Türkiye’de havalimanlarının kuruluş yerlerinin sürdürülebilir arazi kullanımı bakımından değerlendirilmesi,Türk Coğrafya Dergisi, Cilt , Sayı 71, 15
- 13- TOURİ L.,MARCHETTİ H., MİNODİER I., MOLİNARİ N. ve CHANEZ P.(2013), The airport atmospheric environment: respiratory health at work, 22(128):124-30
- 14- ÜNAL İ., TÜRKOĞLU F. ve DOĞAN B.,(2014), nevşehir kapadokya havalimanının emisyon ve gürültü açısından değerlendirilmesi, mühendis ve makina dergisi, Cilt: 55 Sayı: 654,ss 24-25